Tüp bebek, anne adayının yumurtalıklarından toplanan yumurtalarla, baba adayından alınan spermlerin laboratuarda birleştirilerek döllenmesi ve elde edilen embriyoların tekrar anne rahmine yerleştirilmesi işlemidir. Tedavinin ilk aşamasında yumurtalar geliştirilir ve uygun zamanda toplanır, ardından laboratuarda spermle birleştirilerek (döllenme oluşur) gelişen embriyolar anne rahmine yerleştirilir. 1978 den itibaren tüm dünyada uygulanmaya başlanan geleneksel tüp bebek - IVF (In Vitro Fertilizasyon) ve 1992’de keşfedilen mikroenjeksiyon ICSI (Intrastoplazmik sperm enjeksiyonu) tedavileri merkezimizde 1998 yılından itibaren başarı ile uygulanmaktadır. Tüp bebek (IVF) laboratuarımız son teknolojik donanım, alt yapı ve deneyimli personeli ve alanında uzmanlaşmış klinisyenleri ile hizmet vermektedir. IVF Laboratuarımızda tüm mikromanüplasyonlar, embriyo dondurma ve çözdürme teknikleri, lazer ile embriyo asiste hatching , embriyo biyopsisi ve preimplantasyon genetik tanı yöntemleri, cerrahi yolla sperm elde etme teknikleri ve detaylı androlojik incelemeler büyük bir başarı ile uygulanmaktadır.

     -Klasik tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki fark nedir? Yumurta toplanmasına kadar olan basamaklar aynı iken klasik tüp bebekte spermler ile yumurta aynı tüpte aynı damlalar içinde doğal döllenmeye bırakılır. ICSI de ise her yumurtaya bir sperm enjekte edilir. 

UYGULAMA

    Önerilen tetkikler tamamlanıp uygun tedavi yöntemi saptandığında öncelikle yapılması gereken yumurta üretimini sağlayan hormonların belli bir temel düzeye getirilmesi oluyor (Down Regulation). Bunun için Gonadotropin Releasing Hormon Analogu kullanılıyor. Ultrasonografi ve hormon testleri sonucunda uygun değerler elde edildiğinde, hamilelik olasılığını arttırmak amacı ile daha fazla sayıda yumurta üretmesi için yumurtalıklara uyaran hormonlar verilmeye başlanıyor. Bu yöntemde belirli aralıklarla vajinal ultrasonografi yapılıyor ve kanda östradiol ve progesteron düzeyi izleniyor. Yumurtalardaki foliküllerin çapları istenilen büyüklüğe ulaştığında olgunlaşmayı tamamlayacak olan Human Chorionic Gonadotropin (iğneyle verilen bir çeşit hormon) uygulamasından 34-36 saat sonra, anestezi altında, vajinal ultrasonografinin rehberliğinde yumurtalar toplanıyor. Bu işlemi izleyen 6 saat boyunca klinikte kalmak gerekiyor. Toplanan yumurtalar, aynı gün eşinden alınan spermlerle daha önceden saptanmış yönteme göre bir araya getiriliyor. Uygun gelişim gösteren embriyolar basit bir yöntemle rahim içine yerleştiriliyor (embriyo transferi).

    Bu uygulamadan 3 saat sonra eve gitmek mümkün. Sekizinci gün kanda östradiol ve progesteron düzeylerine bakılıyor. Bunu izleyen 15. günde de hamilelik testi yaptırılıyor. Yumurtaların toplandığı günden itibaren düzenli olarak progesteron kullanılmaya başlanıyor ve hamilelik testinin sonucuna göre 12. hamilelik haftasının sonuna kadar devam ediliyor.